Duygularıma tercüme olmuş Murat Soner,
9 Kere Leyla'yı izleyip de zamanınızı harcamayın,
Türkiye'nin en iyi oyuncuları nasıl böyle kötü bir film yapmış? diye merak ediyorsanız izlemelisiniz,
İlk 9 dakika yetiyor filmin abuk subukluğunu anlamanıza,
ha sabredeyim neymiş bir sonuna kadar izleyeyim deyip izleyenler de maalesef bu komedi, tiyatro, müzikal karışımı olup da hiç olmamış filmi beğenmedi,
Ezel Akay'ın yönettiği filmde;  Haluk Bilginer, Demet Akbağ, Elçin Sangu, Alican Yücesoy, Fırat Tanış oynuyor 
Bu sevdiğim oyuncuların bir arada olduğu filmi daha ilk gösterim akşamı izledim,
Hayal kırıklığı ve karışık duygular içindeydim,
Kendimden şüpheye düştüm,
"Acaba ben mi anlamadım? Bu yeni bir tür mü? Belki benim kültür seviyem anlamama yetmedi?" gibi düşüncelerle beğenmediğimi instagram story 'de paylaşırken 2 dakika bunlar geçti aklımdan ama, sonra paylaştım,
Gelen yorumlara inanamazsınız herkes aynı fikirde olduğu yorumunu yaptı,
Napalım 2020 için hiç de şaşırtıcı değil değil mi?

Tam tersi bir yorum yapmış Elif Şevval Akdeniz Beyaz Perde'de;

Usta oyuncuların rol aldığı kadrosuyla büyük dikkat çeken 9 Kere Leyla filminin çıktıktan sonra ardı ardına gelen negatif yorumlar ve konusunun içeriğinin anlamsızlığından ısrarla bahsedildi. Bunun birçok sebebi olduğunu ve yorumların genel olarak konuyla bir bağlantı kuramayan, mitoloji ve edebiyattan uzak insanların (dolayısıyla ilgi alanı olmayan toplululuğun) filmle alakalı bir bağlantı kuramayarak boş hatta ‘çocuksu’ içerik olarak kritik edildiğini söyleyebilirim. Her zaman ki gibi ülkemizde yapılan çoğu eleştiri yapıcı olmaktan ziyade yerici ve aşağılayıcı olmaktan ibaret olduğu için belki de ilgisini çekebilecek kesimin önlerini kapamalarına bile sebep oldu. Genelleme yaparak konuşacağımı şimdiden belirtmek buna netlik getirmek istiyorum, zira zaten kalan küçük kesimin söyleyeceğim şeyleri üstlerine alınmalarına dahi gerek yoktur. Toplum olarak düşünmekten, yorum yapmaktan, merak etmekten ve çoğu zaman araştırmaktan üşendiğimiz ve gerek duymadığımız için bu tarz eserlerin insanlarda ‘’gereksiz olmuş’’ diyebilecekleri bir hava yaratıyor. 9 Kere Leyla filmi mitolojik karakter olan Lilith’i temel alan kara-mizah diyebileceğimiz estetik-görsel ve işitsel yönden zengin bir film. Tüm dünyanın Ademi Havva ile bütün ve ilk aşk olarak bilirken, aramızdan unutulmuş her zaman kötülenmiş ve duygularını hiçbir zaman hissettiremeyen, kimsenin onun ile empati kuramadığı, işin özünde de Ademin ilk eşi olan Lilithi bizlere yakından göstererek onun tecrübelerini ve ne kadar güçlü bir karaktere sahip olduğunu gösterir. Hayat tecrübeleriyle gelişen Lilith toprağın varlığından beri aramızdadır. İç dünyasında sürekli bir arayış içerisindedir ve sadık olanı, etiği bulmak ister. Lilithin suçu cazibesi diyebiliriz ki bundan dolayı karşı cinsi birçok belaya ve lanete sürükleyebilecek havası vardır. Sevgiyi savunma biçimi, onu sahiplenme tarzı tarihte Lilith’i hep şeytani ve kötü olan olarak adlandırırken, Havva'yı çoğu yerde aşkı için her şeyi göze alan ve başından beri Ademin yanında olan kişi olarak biliriz. Hiç kimse Lilithin sesini dünyanın hiçbir yerinde dahi duyurmazken ve onun şeytani olarak adlandırırken, 9 Kere Leyla filmi tam olarak Lilithin piskolojisini ve nasıl ezdirilmek istendiğini onun duygularını ve muhtaç olduğu sahiplenme, adanma duygusunu bizlere gösterir. Aynı zamanda, birçoğunuza detaylardan uzak ve saçma gelen filmin müzikleri ve Ademin Leylayı her öldürme denemesinde iç dünyasına dönerek müzikal eşliğinde kafasının içindeki Ademlerle mahkeme yapması, bizlere Ademin tutarsız ve ne kadar budala olduğunu gösterir. Kendi öz kararlı neredeyse yok, sürekli bir arayış içerisinde kör tavuk gibi sağdan sola sürüklenmektedir. Bunların yanı sıra film içerisinde gördüğümüz, dekor detayları da gözden kaçırılmaması gerekiyor. Çoğu sahnede aramızdan ayrılmayan yasak elmaları özelliklede sevişme sahnelerinde oldukça bastırılarak görselleştirilmiştir. İlk günah olarak adlandırılan, Ademin, Tanrıya yaptığı itaatsizlik sonucu yasak elmayı yemesi onun Cennet Bahçesinden uzaklaştırılmasına sebep olur. Filmde de Ademin, Leylaya yapmış olduğu sadakatsizlik onu eninde sonunda ölüme terk eder ve Cennet Bahçesi olan harikulade evinden uzaklaşır ve yeni evi artık cehennemdir. Elma objesinden farklı olarak, Ademin evinde bulunan tablolar da oldukça dikkat çekmektedir. Örnek vermek gerekirse; John Collierin 1887 yılında yapmış olduğu Lilith tablosu en bilindiklerindendir. Belki dikkatlice izlendiğinde daha yorumlanabilecek diğer karakterler hakkında da detaylı karşılaştırmalar ve kişilik özelliklerine rastlayabiliriz, şimdilik film hakkında ilk hissettiklerim ve bildiklerim hakkında kısa bir değerlendirme yapmak istedim. Bütün bu değerlendirmeler göz önüne alındığında, emeği geçen, bu işe gönlünü veren herkesin emeğine sağlık demek istiyorum. Benim fikrimce muhteşem hazırlanmış ve küçük detaylar dahi es geçilmeyerek anlatılmış bir filmdi. Türkiye de bu tarz filmlerin artmasını, ve sanata daha yatkın hale gelmemiz dileğiyle.

Siz ne düşünüyorsunuz?

24 Yorumlar

  1. Hakikaten abuk sabuk bir filmdi ben de oyuncu kadrosu süper olunca büyük bir heyecanla başladım seyretmeye tam bir hayalkırıklığı oldu kendi kendime dedim pandemiden sanatçıların yaratıcılığı da etkileniyor zaar..kucak dolusu sevgiler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. seven de olmuş anlayamadım ben, benim hiç tarzım değil, sanırım komedi sevmiyorum

      Sil
  2. Filmin konusunu bile okuyamadım ki... Açıklamayı çok uzun tutmuş. Altta verdiğinizi diyorum.
    Açıkçası merak ettim ben
    :))))

    YanıtlayınSil
  3. Ben çok eğlendim izlerken ve evet bir sürü detay da vardı. Oyuncular çok iyiydi, Haluk Bilginer in yerine de başka kimse gelmiyor aklıma. Film absürddü evet ama tarzı budur sanırım :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. oyunculara lafım yok
      sanırım ben bu tarz senaryoları sevmiyorum

      Sil
  4. Yarıda bırakıp izlemekten vazgeçtiğim ender filmlerden biri. Kaliteli oyuncular bazen yazık ediyorlar kendilerine.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. beğenenler de olduğuna göre
      yine klasik bir söz söylemek lazım; zevkler ve renkler tartışılmaz

      Sil
  5. Fragmanını izledim. Fakat hiç ilgimi çekmedi, bana göre biraz saçmalamışlar. Belki de ben bu türleri sevmediğim için bana öyle gelmiştir ama o fragmanı izledikten sonra boş vaktim olsa dahi izlemeyeceğim bir film. Bilgilendirici yazınız için teşekkür ederim.

    YanıtlayınSil
  6. İzlemeden yorum yapmam zor. Kadro çok iyi tabii, ne kadar kötü olabilir ki dedim içimden:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. belki seversin tatlım
      bazısı muhteşem bulmuş çünkü

      Sil
  7. izlemedim izlerim ama evet herkes kötü dedi, hatta ezel akay da sonunda özür diledi bu filmi yaptığı için, akay reklamdan iyi para kazanıyoo, herhalde bu filmi eğlenmek için filan yaptııı :) haluk bilginer napsıın para kazanması lazım, o kadar çok içki içiyor ki yaniii para yetmez :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. çok hoşsun özür dilediğini bilmiyordum Ezel akayın
      sahi mi?
      valla ne kafayla yaptılar bilemedim ben de:))

      Sil
  8. ben keyifle izledim
    tamam absürd idi ama mesajlar güzeldi
    biraz mitoloji vs konusuna katılıyorum

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. haklısın zevkler ve renkler tartışılmaz aslında
      ben absüd komedileri sevmiyorum sanırım o nedenle sevmedim

      Sil
  9. Gerçekten çok kötü bir filmdi. Böyle büyük ustaların böyle bir filmde oynamasına üzüldüm açıkcası. Kadronun güzelliğe kanıp izlemek tam bir zaman kaybı.

    YanıtlayınSil
  10. Bende izledim ama bana çok kötü gelmedi. Anlam dolu şeylerde çıkarmadım ama. İzlemesem de olurdu dedim.

    YanıtlayınSil
  11. Bir film anca bu kadar kötü yazılır.

    YanıtlayınSil
  12. Aslında ben çok beğenmiştim, eğlenceli geldi bana.

    YanıtlayınSil