Cenaze törenlerinde bu dünyadan göçene mi ağlarız, yoksa kendimize mi? Onu bir daha göremeyecek olmak mıdır canımızı acıtan? Yoksa sevdiklerimizin gidişi mi?

“Allah sıralı ölüm versin. Allah bu acıyı unutturmasın.” Gençlerin, çocukların vefatı, ani ölümler ve kazalar bu sözlerin ne kadar anlamlı olduğunu bize hatırlatıyor. Sevdiklerimizin hayatının yarım kalmadığını düşünüyoruz belki de yaşlanıp terk-i diyar ettiğinde. Hastaysa, ağrıları varsa, acılarından kurtulmuş olduğu düşüncesi içimizi bir nebze ferahlatıyor.

“Her ölüm erkendir,” dedi bir yakınım Mualla Teyzemi doksan yedi yaşında bu âlemden uğurlarken.

Caminin avlusunda, musalla taşına konulan tabutun başında imam bize iki soru sordu. Biri şahitlik, diğeri helallik sorusu. “Merhumeyi nasıl bilirsiniz?” ve “Hakkınızı helal eder misiniz?” O anda cemaat içtenlikle, “İyi biliriz” ve “Helal olsun” diyor mu? İşte bütün mesele bu! Her cenaze merasiminde bu iki soruya verilecek cevap için yaşadığımızı düşünürüm. O musalla taşına konulduğumuzda acaba gerçekten, gözyaşlarıyla burada toplananlar canıgönülden mi söyleyecek bu sözleri?

O gün bu avluda bulunan herkesin, Mualla Teyzem için bu iki soruya cevapları içtenlikle verdiğine eminim. Çok güzel bir kadındı kendisi; yüce gönüllü, nazik, zarif, kültürlü, inançlı, hayat dolu, zeki, sevgi dolu, güler yüzlü, yardımsever, neşeli, samimi… Saymakla bitmeyecek meziyetleri, erdemleri olan bir değerdi hepimiz için. Onun yanına koşardık her fırsatta bizler; torunları, çocukları, kuzenleri, yeğenleri... Sözlerinden feyz almak, ezbere okuduğu çok anlamlı, uzun şiirlerle yıkanmak, içtenlikle yaptığı duaların figüranı olmak için birbirimizle yarışırdık adeta. Onunla olmak ruhumuza ferahlık verirdi.

Dilinden düşürmediği şiirleriyle, anlattığı anılarıyla, her birimize örnek olacak tavırlarıyla, iyilikle ve güzellikle anacağız onu. Ruhun şad olsun, mekânın cennet olsun Mualla Sultan.

Ey gönül kendini veznetmeye kantar ara bul

Yürü kantarına halis olan ayar ara bul

Ne kazandın şu cihan fakr u fenâya geleli

Serseri gezme boşa zikr ile seddar ara bul

Koyacaklar seni bir gün o musalla taşına

Vakti iken başına dört tacı kalendâr ara bul

Saltanat mülkü konak bir gün elinden gidecek

Sana bir ev yapacak bâkide mimar ara bul

Götürürler seni bir gün o hâki haraba yalanız

O karanlık gecelerde kendine bin yar ara bul

(Mualla Teyzemin dua defterine kendi el yazısıyla kaydedilen bir şiirden alıntı)

0 Yorumlar