Röportajımızın tamamını fatmaerdem.com okuyabilirsiniz


HAREKET İYİLEŞTİRİR

Pek sık duymadığımız kavram kullanıyorsunuz; “Sürdürülebilir İnsan.” Hareketin dönüştürücü gücü mü insanları sürdürülebilir yapıyor?

“Sürdürülebilir insan” kavramı benim tüm çalışmalarımın temelini oluşturuyor. Çünkü ben sürdürülebilirliği yalnızca çevreyi korumak ya da şehirleri planlamak olarak görmüyorum. Bana göre sürdürülebilirlik, önce insanın kendisinde başlıyor.

Hayatımızda bir şeylerin değişmesini istiyorsak, önce yaptığımız seçimleri değiştirmemiz gerekiyor. Albert Einstein’a atfedilen çok sevdiğim bir söz vardır: “Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek deliliktir.” Konfor alanımızdan hiç çıkmadan, aynı alışkanlıkları sürdürerek dönüşüm bekleyemeyiz. Değişim; bilinçli seçimlerle ve küçük ama sürdürülebilir adımlarla başlar.

Benim en çok kullandığım mottolardan biri de “Hareket iyileştirir.” Çünkü hareket ettiğimizde yalnızca kaslarımız çalışmaz; enerjimiz değişir, zihnimiz berraklaşır, stres hormonlarımız azalır ve hayata karşı daha canlı hissederiz. Hareketsizlik ise zamanla hem bedeni hem de zihni yavaşlatır.

Ancak wellness, sadece egzersiz yapmak değildir. Ben bir wellness eğitmeni olarak insanı bütüncül bir bakış açısıyla ele alıyorum. Güçlü bir beden kadar dingin bir zihin, dengeli bir sinir sistemi ve beslenmiş bir ruh da önemlidir. Bazen bir pilates dersi, bazen doğada yapılan bir yürüyüş, bazen meditasyon, nefes çalışmaları, kaliteli bir uyku, sağlıklı beslenme, bir kitap okumak ya da ruhumuza iyi gelen bir müziği dinlemek… Bunların hepsi wellbeing’in parçalarıdır.

İşte benim “sürdürülebilir insan” tanımım tam da burada başlıyor. Kendine iyi bakmayı bir dönemsel motivasyon değil, yaşam biçimi hâline getiren; bedenini, zihnini ve ruhunu birlikte besleyen insan… Çünkü sağlıklı şehirleri de, güçlü aileleri de, başarılı kurumları da ancak böyle insanlar inşa edebilir. Bu yüzden yıllardır söylediğim bir cümle var:

“Sürdürülebilir şehirler, dayanıklı organizasyonlar ve sağlıklı topluluklar; ancak sürdürülebilir insanlarla mümkündür.”