Egedeyim, yazlıkta. Sabah kalkıp bisiklete biniyorum sahildeki bisiklet yolunda. Karşıdan gelen herkese “Günaydın” diyorum gülümseyerek. Çoğu şaşkınlıkla bakıp günaydınıma karşılık veriyor.  Bazısı üstüne alınmıyor ya da sadece başıyla selamlıyor. Genellikle kulaklık taktıkları için duymuyorlar bile beni. Neyse, ben bıkmadan usanmadan “Günaydın” demeye devam ediyorum ve edeceğim. Selamlaşmayı tekrar hatırlatmamız gerektiğini düşünenlerdenim çünkü. İster, “Selamünaleyküm” de ister “Merhaba, Günaydın, İyi Günler,” hepsi de Allah’ın selamı değil mi? Ne zaman unuttuk gülümsemeyi, selamlaşmayı? Ne zaman oldu herkes “Kendine Müslüman?”

Ben iflah olmaz bir iyimserim. Ümitsizliğe kapılmam kolay kolay. O nedenle de ümitvarım her konuda. İyilik, güzellik ve sevgi çoğaldıkça frekansımızın yükseleceğine, hayatın güzelleşeceğine inanırım. Yoksunluklara odaklanmak yerine sahip olduklarımıza yoğunlaşıp şükretmeyi çoğalttığımızda işlerin yoluna gireceğini düşünürüm.  Dünya, sadece üzerinde yaşadığımız bir gezegen değil; aynı zamanda kendine özgü bir ritmi ve titreşimi olan canlı bir sistem. Evren dalgalar, frekanslar, titreşimlerle dolu canlı bir enerji okyanusu. Atom altı düzeyde baktığımızda insan, bitki, su, eşya… her şey sürekli titreşir. Her bir varlığın kendine özgü bir rezonansı vardır. Bu bilgiyi bize kuantum fiziği söyler. Benzer bir anlayış tasavvufta da vardır. İnsanın kalbi ve ruhu, çevresiyle sürekli bir titreşim ve uyum halindedir. Mevlana’nın dediği gibi, “Senin görevin, içindeki sesi duyup onunla bütünleşmektir.” Kalbini hangi seste çınlatıyorsun? diye sorarlarmış tasavvuf ehli. “Frekansını değiştir, gülümse. Çünkü senin kalbinin sesi, dünyaya yaydığın titreşimdir.”

Frekansımızı nasıl yükseltebiliriz? Kendimizi, beynimizi, olmasını istediğimiz yeni yaşam senaryosuna inandıracağız. Bununla ilgili, kendi bilinç alanımızı genişletecek pek çok çalışma mümkün. 

  • Temel ihtiyaçlarınızı doğru şekillerde alın

Bedenimizin temel ihtiyaçları; aşk, sevgi, para mutluluk değil, nefestir. Nefes almak, yaşamak için her şeyden önemlidir. Dolayısıyla, yüksek titreşimli bir yaşam için, öncelikle iyi kaliteli, doğru, evrensel yaşam enerjisi dolu nefes almamız gerekir. Youtube kanalımda paylaştığım 5 seviye meditasyon çalışması ile, bu enerjiyi alarak yaşam frekansınızı yükseltebilirsiniz. 

  • Yüksek frekanslı beslenmelisiniz

İşlenmiş, son kullanma tarihi çok uzak olan, çok yüksek et içeren, mısır şurubu içeren şeyler çok düşük frekanslı yiyeceklerdir. Dalından koparılmış, mevsiminde, organik yetiştirilmiş, iyi gıdalar bizim için yüksek titreşimlidir. Bu gıdalarla beslenmek gerekir. Su içmeniz gerekir. 

Su, bizim için çok kıymetlidir. Bedenimizin %70’e yakını sudur. İçtiğimiz su çok kıymetlidir. Ancak, damacanadan ya da plastik şişelerden içtiğimiz suyun hiçbir şekilde titreşimsel değeri yoktur. 

  • Yaşam Çiçeği formunun bir çıktısını alabilir, bardak altlığı olarak kullanıp, içtiğiniz suyun frekansını arttırabilirsiniz. 
  • Suyu, ağzınızdan alıp içtiğiniz suya ellerinizle iyi yaşam enerjisini verdiğinizi hayal ederek verebilirsiniz. 
  • Suya frekans yükleyebilirsiniz. Kullandığınız sürahinin üzerine; “seni seviyorum”, “çok güzelsin” gibi şükran içeren cümleler yazabilirsiniz. 

Şükran duygusu, en yüksek titreşimli duygulardan biridir. Kendinize de şükran ve sevgi hissederek, bedensel frekansınızı yükseltebilirsiniz. Bunların dışında; karanlık, iyi havalandırılmış bir odada kaliteli bir uyku uyumak, epifiz bezini pozitif anlamda güçlendirecektir. Epifiz bezi güçlü olduğunda, doğal olarak frekansımız da daha güçlü olur.

Yararlandığım Kaynak:

 Titreşimini Yükselt Hayatın Değişsin/Ayşe Tolga

 

0 Yorumlar