Çiçero'nun Galası Maslak Uniq'de hafta içinde yapıldı 18 Ocak'ta da vizyona girdi.  
Ben de taze taze fırından yeni çıkmışken gidip göreyim dedim. Erdal Beşikçioğlu ve Burcu Biricik için gittiğim bir filmdi Çiçero. Film Müzikleri şahaneydi müzikleri Onur Özmen bestelemiş. 
Filmde birşeyler eksik kalmıştı sanki. Casusluk filmlerinin o heyecanını ve duygu yoğunluğunu yaşayamadım. Burcu Biricik ve Erdal Beşikçioğlu için gidilir ancak, beklentinizi yüksek tutmayın. Bir "Kelebeğin Rüyası" bir "Babam ve Oğlum" bir "Aile Arasında" bir "Müslüm" etkisi yaratmadı bende. Çok sevmiş ve etkilenerek çıkmıştım bu bahsettiğim filmlerden. 
Erdal Beşikçioğlu nam-ı diğer Behsat Ç 'nin opera söylemesine ise gülmedim desem yalan olur. Hani bir ceket giyersin şahanedir kumaşı, dikişi ama, sana bir türlü uymaz ve şık durmaz ya, ona da opera söylemek aynen böyle olmuş.
Hayat Şarkısı dizisinde casusluk faaliyetlerine alışık olduğumuz Burcu Biricik, aksanı ve sarışınlığı ile tam bir Alman olmuştu. 
Atatürk Orman Çiftliği, Bulvar Palas, Opera, Melek Sineması, Alman ve İngiliz Büyükelçilikleri ile 1943 yılının Ankarasını görmek güzeldi. Almanların Ari bir ırk yaratmak için engelli ve down senromlu Alman çocukları  toplayıp gaz odalarında öldürmeleri en etkileyici sahneydi. 
İngiltere Başbakanı Churchill sanki gerçeği gibiydi. Dönem kostümleri, kadınların saçları, ortam güzel yansıtılmıştı. Agust, down sendromlu çocuk oyuncu çok başarılıydı.

Tamer Levent'i ingiliz büyükelçi rolünde olmasına rağmen, İstanbullu Gelinde Esma Sultanın Garip'ini izler gibi izledim. Dizi oyuncularını her hafta izleyip filmde karşına çıktığında ise farklı bir role kolay kolay oturtamıyorsun. İngilizlerin 2. Dünya Savaşında Türkleri savaşa dahil etme çabalarını izliyoruz. Bir uşak olarak İlyas'ın soğukkanlılıkla gizli dosyalarıdaki bilgileri Almanlara iletmesi, gerçek hayat hikayesi olunca daha da ilgi çekici kılmış filmi.

FİLMİN KONUSU:
Yüzyılın casusu olarak bilinen Çiçero kod adlı Elyesa Bazna (Erdal Beşikçioğlu), 2. Dünya Savaşı sırasında İngiliz Büyükelçiliği’nde uşak olarak çalışmaktadır. Büyükelçilik içinden birçok bilgiye rahatça ulaşabilen Bazna, kısa süre sonra para karşılığı Almanlar için casusluk yapmaya başlar ve “Çiçero” kod adını alır. Çiçero savaşın gidişatını değiştirir ancak savaş esnasında yapılan  T4 operasyonu ile engellilere yapılan katliamlara engel olamaz. "Yüzyılın en büyük casusluk hikayesi" olduğu iddiasını taşıyan "Çiçero", Almanya'nın pek bahsedilmeyen savaş uygulamalarından T4 programına değinerek down sendromlu, engelli vb. çocukların trajik kaderlerini de beyaz perdeye yansıtıyor.