Netflix Dizilerinin bağımlısı olarak The Protector olmuş mu? diye sorarsanız bana Olmuş derim..
Yıllardır Amerikanın süper kahramanlarını izler dururuz, tüm absürtlüklere eyvallah deriz, olmayacak şeyleri oldurmalarını hayranlıkla izleriz,
Cüneyt Arkın'ın Malkoçoğlu olup dövüşmesine, uçmasına, kaçmasına  gülerek dalga geçerek eleştirmekten kaçınmayız,
Nedir bizim bu aşağılık kompleksimiz,
Elin yabancısı en saçma sapan şeyi bile bize allayıp pullayıp yutturuyor, Türkler yapınca bi burun kıvırmaca, bi beğenmemece,
Sözün özü ilk Netflix'in Türk dizisi olması münasebetiyle Muhafız gayet de başarılı bir yapım olmuş,
İstanbul, Osmanlı, tarihi eserler ve plaza hayatı,
Mistik ve  büyülü İstanbul,  tam da bu tür filmlerin çekileceği bir film platosu,
Süper Kahramanımız Çağatay Ulusoy, koruyucu gömleğini giyince kuşandığı güçler ile ölümsüzü bulma peşinde maceralara atılıyor,
İlk sezon 10 bölümlük dizinin ilk 4 bölümünü izledim şimdilik,
Okan Yalabık (faysal) sahneye çıktığında onun Ölümsüz olacağı fikri ile seyrediyorum diziyi,
Spoiler değil sadece benim düşüncem,
Çok iyi oyuncu olduğu konusunda hemfikiriz zaten,
O sakin, rahat ve dingin hali ile ölümsüz bir insan yıllardır görmüş geçirmiş biri böyle olmalı dedirtti bana,
Faysal özlü sözler adamı "tecrübe denilen şey, bütün hataların toplamı" diyor mesela bir sahnede,
Eğer istersek vasat olmayan, kaliteli diziler filmler yapacak kapasitedeyiz,
Ancak TV'ye nedense sıradan, upuzun sıkıcı diziler çekmeyi yeğliyor yapımcılar,
Bu dijital kanallar çok iyi oldu, PuhuTV ve Netflix'den izlediğim bir çok dizi gayet başarılıydı,
Size de iyi seyirler diliyorum...