"YAŞAMLA DANS EDEN" ÇOCUKLAR NASIL YETİŞTİRİLİR?

Psikolog ve yazar Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu'nun vefat haberiyle sarsıldık ve çok üzüldük. Çok sevdiğim arkadaşım sevgili eşi Yıldız'a, ailesine ve tüm sevenlerine sabır diliyorum. Mekânı Cennet Olsun, Nurlar içinde yatsın. 2014 yılında tanışmıştım kendisi ile. Sevecen, mütevazi ve etrafına huzur veren bir enerjisi vardı. O tam da tarif ettiği gibi bir insandı. “bir insanın ulaşabileceği en büyük mertebe güvenilir insan olmaktır.”

“İnsan hayatının anlamını refahta, sosyal kimlikte bulamaz. Ancak, içindeki niyetin saflığında bulabilir” diyordu son çıkan kitabı “Var mısın?” da Cüceloğlu. O bir insanlık öğretmeniydi; “mükemmel değil, merhametli çocuklar yetiştirin. Karıncaları ezmeyen, ağaç dallarını kırmayan, çiçekleri ezip geçmeyen, sevgiyi hissetmeyi ve hissettirmeyi bilen çocuklar”

Cemal Nur Sargut Doğan Cüceloğlu için;   "Peygamber ahlakını yaşayarak gösteren, toplumumuza ilmi, tevazuu ve samimiyetiyle örnek olan sadık dost ve kıymetli hoca" diyor, çok etkileyici.

Doğan Cüceloğlu’nun "Geliştiren Anne-Baba" kitabından bazı kısımları paylaşarak onun engin bilgisinden faydalanalım ve analım istiyorum.


Fotoğraf; Nisan 2014 İstanbul/  İmza Ben Kitabının Lansmanı

"Güler yüzlü, sakin, güvenen, hayata, ailesine şükür duygusu içinde bakan bir anne, bir baba olmak çocuklarınıza verebileceğiniz en büyük armağandır. Çocuklar böyle bir armağanı hak ediyorlar" diyor hocamız.  
Keşfetmek, bir çocuğun en çok zevk aldığı şeydir.

Donanım ve yazılımla doğan her bir çocuk doğuştan potansiyel bir filozof, sanatçı ve bilim insanı adayıdır. Bu donanım ve yazılımların farkında olmak ve çocuğa bunları kullanmayı sağlamak çocuğun gelişimi açısından son derece önemlidir.

Büyükler bilen insanlar, küçükler ise öğrenen. Çocukların dünyayı keşfetmesine ilgi duyan ve onlara bu fırsatı veren bir ortam, çocuklar için en sağlıklı gelişim ortamıdır. Yeni doğmuş çocuk, sesinin tonundan, tınısından, onu kucaklayışından annesinin babasının duygularını hisseder. Onu emziren annenin gözünde sevgi, şefkat, huzur mu, yoksa gerginlik, kaygı, öfke mi olduğunu çocuk hisseder.

Kendini olduğu gibi kabul edilmiş hisseden bebek güler yüzlü, huzurlu, umutlu ve mutlu biri olarak gelişmeye doğru yol almaya başlar.

Anne- baba olarak iki şeyin farkında olmanız önemlidir;

1. Çocuğunuzu gerçekten değerli görüyor musunuz?
2. Değerli gördüğünüzü ona hissettiriyor musunuz?

Her bir insan evrende tek ve emsalsiz olsa da, bir insanın değeri diğer insanlarla ilişkileri içinde oluşur ve gelişir. "Biz bilinci" içinde yetiştirilen insanlar birbirleriyle ilişkilerinde güvenli ve kibar, yaşama bakışlarında umutlu ve şükür dolu olurlar.

Güvenilen çocuk, güvenen ve güvenilen yetişkin olur; güler yüzlüdür; umut dolu ve mutludur. Ben yaparım duygusu içinde öğrenmeye, gelişmeye ve yaşamla dans etmeye devam edip gidecektir.
Çocuğun doğumundan itibaren en çok ihtiyaç duyduğu şey sevildiğini hissetmesidir.

İnsanın sadece bedenden ibaret olmadığı, onun bir de "can" olduğu açık seçik ortada. "Can"ın gıdası sevgidir.
Çocukluğunda doya doya sevilmiş, anne-baba sevgisine doymuş çocuk sakin, bilinçli, huzurlu, güler yüzlü, güvenen ve haline şükreden bir yetişkin oluyor.

Çocuklarımızın bize verdiği en büyük yaşam hediyelerinden biri de bizi eğitmeleri ve geliştirmeleridir. Çocuk büyüdükçe anne-baba da büyür ve gelişir.

Çocuğun ciddiye aldığı, güvendiği ve önemsediği güçlü aile büyüklerinin olması onun sağlıklı yetişmesi için gereklidir.

Aile toplumsal varlığın hücresidir; sağlıklı aileler toplum için sağlıklı geleceğin teminatıdır. Anne-baba olarak çocukla ilgili niyetiniz gerçekten çocukla ilgili olmalı, sizinle ilgili değil. Bir insanın anavatanı onun çocukluğudur.

Çözümün bir parçası değilsen, sorunun bir parçası mıyım diye sormak gerekir!

Sağlıklı, güçlü ve özgüveni yüksek çocuklar yetiştirmek için, onlara büyürken zorluklarla kendi başlarına mücadele etme, hata yapma, başarıyı tatma fırsatı sunmak gerekli görünüyor.

Bir insanın bir başkasıyla sağlıklı ilişki kurabilmesi için önce kendiyle sağlıklı bir ilişki içinde olması gerekir. İnsanların gözlerine bakın, bazıları ışıl ışıldır; bazıları donuktur. İnsanların gözlerindeki ışıltı, iç dünyalarında ne kadar var olduklarını yansıtır. Kendiyle barışık insanın sohbeti güçlüdür, huzur verir.
Korku, kaygı ve öfke dolu bir anne-baba değil, güven, umut ve şükür yüklü anne-baba olmaya özenmeliyiz. Hepimizin içinde güzel söz ve gülümseme bekleyen bir çocuk var.

Çocuklar ailemizin bir üyesi; ama bize ait değiller. Siz çocuğunuza inanırsanız çocuğunuz kendisine inanır, çocuğunuz kendisine inanırsa zaman içinde herkes çocuğunuza inanır. Ailede yaşayan değerler odaya girdiğiniz zaman hissettiğiniz hava gibidir. Elle tutulmaz, gözle görülmez, ama oradadır ve biz onu sürekli soluruz.

Çocuklarınıza inanç ve yaşam amaçlarını dayatmayın-bu hapishanedir! 
Kendinizinkini keşfedin ve yaşayın! 
O da aynısını yapar- bu özgürlüktür!

Ruhun şaad olsun Prof. Dr.  Doğan Cüceloğlu....

NOT: 04.03.2017 tarihinde yazdığım yazıyı paylaşmak istedim.

6 Yorumlar

  1. Ne zor bir iş bir çoktan çocuk yetiştirmek ve ne kadar önemli...umarım çocuğumu güzel yetiştirebiliyorumdur :)

    YanıtlayınSil
  2. Dün bir videosunu izledim. "Annen yok,kimsen yok." dedi. O ağladı ben ağladım. Güzel bir insandı. Mekanı cennet olsun. Anneciğine kavuştu... 🌸

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. yaaa ne kadar etkileyici bir video
      mekanı cennet olsun

      Sil
  3. Merhabalar.
    Psikolog ve Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu'nun vefat haberine çok üzüldük. Tüm Türkiye'nin sevdiği ve saydığı bir bilim insanıydı. Kaybettiğimiz bu değerli insana, tüm Türkiye üzüldü. Türkiye'nin başı sağolsun. Cenab-ı Hakk, bu değerli bilim adamına rahmetiyle, merhametiyle, mağfiretiyle ve de cennetiyle muamele eylesin. Nur içinde yatsın. Işıklar içinde uyusun. Pozitif enerji dağıtan, güler yüzlü Doğan hocamızı çok arayacağız ve onu asla unutmayacağız. Onu kalbimizde, anılarımızda ve her yerde yaşatacağız.
    Selam ve saygılarımla.

    YanıtlayınSil