Hayatımızda "keşke" dememek için "iyi ki"leri biriktirmeliyiz. Yaşlı insanların çoğundan, yaptıklarından dolayı pişmanlıklar yerine yapmaya kalkışmadıkları hayalleri için keşke'ler duyarız. Bizim elimizde, hayatımızı hep iyi kilerle bezemek. bunun için de; niyet, gayret, cesaret lazım bize. 

Bunu Sinan Canan, "İFA, Sınırları Aşmak" kitabında daha kapsamlı anlatıyor. Niyet, Gayret, Cesaret, Basiret, Feraset, Hayret ve Hikmet. Her şey niyetle başlar. Niyet etmek; ruhumuzun onu istemesi, tüm varlığınızın o niyete yönelmesi anlamına gelir. Niyete göre zorlamanın adı Gayrettir, gayret olmadan sonuca varılamaz. Gayrette sebat dönüşümün en temel anahtarıdır. Cesaret ise, normalde yapmasak da hayatta kalabileceğimiz, yapmak zorunda olmadığımız, başka alternatifler arasında riskli, sonucu belirsiz, bizim için rahat ve huzur bozucu bir girişime adım atma kararını verebilmemizi sağlar. 

Niyet ve hikmet basamakları ile gayret ve cesaret duygusu arasındaki ilişki; hikmetle iş görmek ve hikmetle bakmak; niyetimize odaklı hale dönüşen bakışı sağlar. Gayretleri daha hedefe odaklı yapan şey hikmettir. Kendine hikmetle bakabilen bir insan, adımlarını daha doğru ve daha cesaretli atacaktır, herkesin ömrü farklı ritim ve duraklarla bezeli, benzersiz bir yolculuktur.

Çok duymuşsunuzdur. Konfor alanının dışına çıkmak kavramını. Bizim işimiz, ailemiz, bağımlılıklarımız, alışkanlıklarımız tüm rutinlerimiz konfor alanımızdır bizim. Yani konfor alanımız tanıdık ve rahat bir yerdir. Konfor alanından çıkan beynimiz çok farklı bir çalışma durumuna girer. Daha önce aklımıza gelmeyen çözümler, gözümüzün önünde duran göremediğimiz imkanlar, fark edemediğimiz bağlantılar bir anda görünür hale gelir. Esaretten cesaretle çıkmaya çalışıp, cesaretle konforu bozma yolları aramamız bizi değiştirecek ve geliştirecektir. 

Kendimden bir örnekle bu konudaki tecrübemi aktarmak isterim. Sevdiğim bir konuda yedi yıldır çalışıyordum. Artık bana bir şey katmadığını ve aynı konunun etrafında döndüğümü gördüm zamanla. O konuda uzman olmuştum ama heyecan duymuyordum ve bana yeni bir şey katmıyordu. Bunun yanısıra rahatça ve keyifle çalışıyordum. Karar verdim ve birim değiştirme talebimi Başkana ilettim. Başka bir konuyu çalışmak istediğimi, bu alanda kendimi geliştirmek istediğimi söyledim. Tüm şube arkadaşlarımın şaşkınlığı karşısında ben diğer şubeye geçtim. (Bakanlıkta Genel Müdürlüğün altında, Daire Başkanlıkları ve Şube Müdürlükleri bulunmaktadır)

Orada da on yıla yakın çalıştım. Her şey yolundaydı aslında sadece, müdürümle bazı konularda bakış açısı ve çalışma disiplini konusunda ayrılıklarımız vardı. Ben bu basit görünen sorunları sineye çekip, hiç de rahatımı bozmayabilirdim. Çünkü orada da bir seviyedeydim artık, iş konusunda hiç bir sıkıntım yoktu, rahatça sevdiğim işi yapıyordum. Ancak huzursuz olduğum bir kaç nokta, burada kalmamam gerektiği konusunda uyarıydı adeta. 

 

İş hayatımda aldığım üçüncü olarak Daire değişikliği kararı aldım ve bu karar hayatımda aldığım en cesaretli karardı. Çalışacağım konu apayrı bir konuydu ve daha önce Türkiye'de uygulaması olmayan bir çalışmayı hayata geçirecektik ve her şeye sıfırdan başlayacaktım neredeyse. On sekiz yıllık bir mühendistim ve iyi ki, dediğim bir adım atmış olduğumu bilmiyordum o zamanlar. Ama içimden bir yerlerden doğru bir adım attığımı hissediyordum. Yine eski arkadaşlarım; "rahatını niye bozuyorsun? Boş verseydin Müdürle yaşadığın o basit sorunları, bak gül gibi çalışıyordun" dediler. İyi ki kimseyi dinlememiş ve yüreğimin sesini dinlemişim. (Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim. Ayrıldığım her birimden de dostça ayrıldım, ne bir küskünlük ne de kötü bir söz söylendi.)

Hayatta aldığımız kararlar bizim hayat yolculuğumuzun yapı taşları. Kimse bizi istemediğimiz bir pozisyona düşürmemeli, biz güçlüyüz, tüm zorlukların üstesinden geliriz. Azimle ve çalışkanlıkla... Küsmeden kimseye, kendi sınırlarımızı aşma gayretini, cesaretini göstererek. O kadar çok arkadaşım var ki, oldukları yerden memnun değiller, her gün şikayetteler ancak, kıllarını kıpırdatmıyorlar, bu durumun içinden çıkmak için. İşte bu tercih meselesi. 

Konfor alanınızın dışına çıkma cesaretini gösterenler değişir ve gelişir.

12 Yorumlar

  1. açıklama için sağol, alınacaklar arasına ekledim.

    YanıtlayınSil
  2. Hayat tercihlerden ibarettir.
    Kimi kendi tercihini yaşar.
    Kimide başkasınınkini...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. çok haklısın
      katılıyorum sonuna kadar
      başkasının kini yaşamamak için gayret etmeli

      Sil
  3. Merhabalar.
    Keşke dememek için, cesaretli olmak ve korkmamak lazım. Siz zaten yazınızda bu işin anahtarını: "Niyet, Gayret, Cesaret, Basiret, Feraset, Hayret ve Hikmet. Her şey niyetle başlar. " diyerek vermişsiniz. Ayrıca bu işin tılsımını da yine, "Konfor alanının dışına çıkma cesaretini gösterenler değişir ve gelişir." şeklinde özetlemişsiniz. Kaleminize, emeğinize ve yüreğinize sağlıklar ayrıca iş hayatınızda başarılarınızın devamını dilerim. Selam ve saygılarımla.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok Çok teşekkürler. yorumunuz çok değerli sağolun varolun

      Sil
  4. Çok yüreklendirici anlatmışsınız. Bazen bazı şeylere cesaret edemiyoruz şartlardan dolayı ama haklısınız konfor alanından çıkmak lazım.

    YanıtlayınSil
  5. İFA serisi ile tanıştım Sinan Canan'la ilk kitabı Beden'i okudum. Bir sonraki siparişte, katılmadığım bazı konular olsa da değerli bir insan ve bilimci olarak gördüğüm için, diğer kitaplarını da temin edeceğim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Son kitabından okumaya başladım ben şimdi Beden'i okuyorum
      Size de keyifli okumalar

      Sil
  6. Konfor alanından birkaç kez ülke değiştirerek (hamileyken ayrı, çoluk çocuk ayrı) çıkmış biriyim:)) Bilmem anlatabildim mi:)

    YanıtlayınSil