Müzehher
Doktor Ömer Özümer’in bir paylaşımı çıktı karşıma bugün. “Müzehher” kelimesini
açıklıyor. Daha önce duymadığım bu kelimenin anlamını öğrenince içimdeki kuş
kanat çırpmaya başladı. Öyle güzel
anlatmış ki Ömer Bey. Onun cümleleriyle sizinle paylaşmak istedim yazdıklarını.
Belki içimizde bir yerlerdeki o müzehher insan canlanır; ben de buradayım diyerek
ayağa kalkar.
Eskiler çiçeklenmiş, güzelleşmiş, hayatla bezenmiş şeylere müzehher dermiş. Ne güzel kelime değil mi? İçinde hem bahar hem zarafet hem de insanın içini ferahlatan bir şeyler var. Ama yaş aldıkça anlıyor insan: Müzehher olmak, hayatın sana sürekli çiçek vermesi değil. Bazen dikenlere rağmen bahçıvan kalabilmek. Çünkü herkes bahar bekler. Müzehher insanlar ise baharı gittikleri yere götürür. Bazı insanlar çiçek yetiştirir. Bazı insanlar çiçek gibi yaşar. Müzehher insanlar ise gittikleri yerde mevsimi değiştirir.
Ve
açık konuşalım.
Şu dünyada zaten yeterince somurtan insan var. Yeterince şikâyet eden insan var. Yeterince her sabah dünyanın sonu gelmiş gibi davranan insan var. Bazı insanların asıl sorunu kolesterol, tansiyon değil. Bazı insanların asıl sorunu karakter CRP'sinin yüksek olması. Adamın kan tahlili tertemiz. Ama sürekli homurdanıyor, sürekli söyleniyor, sürekli kıyamet senaryosu yazıyor. Netflix bile bu kadar sezon onayı vermiyor.
Oysa hayat garip bir şey. İnsan bazen bir kahve içerek düzelebiliyor. Bazen bir dost sesiyle. Bazen bir sokak kedisiyle. Bazen sevdiği bir şarkıyla. Bazen de sadece sabah güneşinin pencereye düşmesiyle. Çünkü mutluluk çoğu zaman büyük olaylarda değil; küçük ayrıntılarda saklanıyor.
Tıp buna bazen homeostaz der. Yani denge. Müzehher olmakla aşağı yukarı aynı
şey. Her şeye sinirlenme. Her savaşa girme. Her fikri cevaplama. Her saçmalığa
yorum yapma. Bazen insanın ruh sağlığı için yapabileceği en büyük yatırım, bazı
şeylere hiç bulaşmamaktır. Çünkü diken olmak kolaydır. Kaktüs bile başarıyor. Marifet
biraz çiçek kalabilmekte. Marifet biraz müzehher kalabilmekte.
O yüzden bugün küçük bir görev veriyorum size. Bir insanı güldürün. Bir insana iyi davranın. Bir insanın yükünü hafifletin. Bir kahkaha bırakın. Ve gittiğiniz yerde küçük de olsa mevsimi değiştirin.
Kimbilir.. Belki de bugün birinin ihtiyacı olan şey; para değil, öğüt değil, çözüm değil, sadece sizin bıraktığınız o müzehher histir. Gençlik hücrelerin hızlı bölünmesidir. Müzehherlik ise yaş aldıkça güzelliğin karaktere göç etmesidir.
Yararlandığım
Kaynak: https://www.instagram.com/dromerozumer/

0 Yorumlar