Ben Bu Dünyaya Ait Değilim
Vuslat Varol
Çolakoğlu’nun Theseus Yayınevi’nden çıkan ilk romanı “Ben Bu Dünyaya Ait
Değilim” 2026 yılı şubat ayında okurlarıyla buluştu. Roman, memleketi olan
Ulubey’de, Ordu’da ve Ünye’de büyük bir ilgiyle karşılandı. Hemşerimin roman
yazdığını duyunca hemen kitabını alıp bir solukta okudum. Memleket havası esti
saçlarımda. Roman kahramanı Yağmur’un içsel yolculuğuna eşlik ettim.
Ünyeli okurları, romanın
sonlarına doğru bir sürpriz bekliyor. Cumhuriyet Meydanı’ndaki asırlık çınarın
Ünyelilerce “kavak ağacı” olarak anılması, iskeleye “köprü” denilmesi, “Ünye
ile dünyayı tartmışlar Ünye, iki yüz elli gram ağır gelmiş,” sözünü romanına
taşıyan yazar Vuslat Varol Çolakoğlu bu sayede Ünyelilere bir selam çakıyor.
SEVGİ
DOLU BİR EVDE BÜYÜDÜM
Ordu’nun Ulubey ilçesine
bağlı Akpınar Köyü’nde öğretmenlik yapan anne ve babanın çocuğu olarak dünyaya
gözlerini açan Vuslat nasıl bir eve doğdu?
Çok güzel, çok sevgi dolu
bir eve doğdum. Çok şanslıydım. Çok idealist ve çok dürüst, memleketine hizmet
için tutkuyla çalışan bir anne babanın ilk çocuğuyum. Kız kardeşlerim doğunca
her şey daha da güzelleşti. Dört kız kardeş olmak çok keyifli. Annem okuldayken
bize bakan ninem de aynı şekilde çok sevgi ve şefkat doluydu. Ben anne ve baba
tarafından ilk torundum. Akrabalar, komşular, öğretmenlerim ve ailem arasında
sevgi pıtırcığı olarak büyüdüm. Her zaman şükrederim bunun için. Sevgisizliğin
insanlara nasıl bir acı verdiğini çok gördüm arkadaşlarımda, çevremde.
ODTÜ’DEN
GÜRGENTEPE’YE
ODTÜ İnşaat
Mühendisliği’nden mezun olan bir genç kız olarak Gürgentepe Belediye’sinde
çalışmayı seçmenize şaşırmadım desem yalan olur. Sizi bu tercihi yapmaya ne
yöneltti?
Reşat Nuri Güntekin’in
Çalıkuşu romanından çok etkilenmiştim. Romanın karakteri Feride’yi çok severim.
Atatürk’ün de en sevdiği kitaplardan biri olduğunu duymuştum.
Ben üniversiteye gidip
okuma şansını elde ettiysem dönüp memleketime hizmet etmeliyim diye düşündüm.
Yaptığım işin insanların mutluluğuyla bağlantılı olmasını çok
önemsiyordum. Büyük bir şirkette işe girebilirdim ama insanlara birebir dokunmak,
onların ihtiyaçlarını en güzel şekilde karşılamak istedim. Ben de annem ve
babam gibi çok idealistim. Gürgentepe’de de çok güzel dostluklar kurdum. Çok
mutlu oldum. Şimdi geri dönsem yine Gürgentepe’de çalışırdım.
ROMANI
YAZARKEN ÇOK AĞLADIM
Altı yaşındayken “Ben
ileride bir kitap yazacağım,” demişsiniz. Hayalinizi gerçekleştirmiş olmanın
sizin için anlamını merak ediyorum?
Şimdi düşünüyorum, nasıl
içimden gelmiş o cümle acaba diye. Tamamen istem dışı ve içgüdüsel bir şekilde
söylemişim. Kitabımı yazma sürecim çok zorlu geçti. Özellikle son 1,5 yıl çok
ağladım, hem de çok. Ama kitabımı bitirip 6 yaşında dile getirdiğim
hayalim geçekleşince de tarifsiz bir mutluluk yaşadım, emeklerim boşa gitmemiş
oldu. Çok uzun süre mutluluk dolayısıyla kalp çarpıntısından uyuyamadım. Hala
inanamıyorum kitabımın basılmış olduğuna.
Bir söyleşinizde, yazma
yolculuğunuzun, “Herkes neden bu kadar mutsuz? İnsanları ne mutlu eder?”
sorularının cevaplarını ararken ajandalarınıza aldığınız notlarla başladığını
söylediniz. Sorularınızın cevabını bulduğunuzda mı bu romanı yazmaya karar verdiniz?
Güzel bir analiz
yapmışsınız. Hiç kimsenin mutsuz olmasına dayanamıyorum, içim yanıyor. Nedir bu
mutsuzlukların kaynağı ve bunu tersine çevirmek için, insanları mutlu etmek
için ne yapılabilir diye çok kafa yordum, çok gözlem yaptım, yıllarca bunun
üzerinde çalıştım, çok okudum. Dostlarımın ruhlarının derinliklerindeki
üzüntülerini çok dinledim, onlardan da çok çıkarımlar yaptım. Bu birikimlerim
belli bir noktaya gelince de kendiliğinden kitap olmaya doğru yol almaya
başladı.
Nişanlandığınızda tayin
olup Ünye’ye yerleşmişsiniz. Ünye’nin en çok neyini sevdiniz? Neyinden hiç
memnun kalmadınız?
Evet, Orhan’la 1994
yılında nişanlandım ve Gürgentepe’den Ünye Belediyesi’ne geçiş yaptım. Ünye’nin
coğrafi güzelliklerine bayıldım. Çakırtepe, kayıklarıyla ve doğal güzelliğiyle
yalı, Uzunkum, 100.yıl, çınar ağacı ve çevresi en sevdiğim yerler arasında.
Ünye’de dostlarımı, belediye ve İktisat Fakültesi’nde birlikte çalıştığım
arkadaşlarımı inanılmaz bir sevgiyle seviyorum. Hepsi çok kıymetli benim için.
Yolda yürürken kocaman bir gülümsemeyle onları görüp sarılmak
dünyanın en güzel şeyi.
Ünye’de en çok Ünye
Belediyesi’nde zorluk yaşadım. Hayatımı olumsuz yönde çok etkilemiştir. O
zorlukları da belediyedeki dostlarım sayesinde atlattım çok şükür. Belediyede
çektiğim sıkıntıları eve gelip Orhan’a anlatırdım. O da yıllarca sabırla
dinledi beni sağ olsun.
Romandaki Yağmur
karakteri ile Vuslat arasında ne gibi paralellikler var?
Sadece Yağmur’da değil
her karakterde benden bir parça var. Yağmur’un karakter yapısı ve çocukluğu
benim yaşamımdan kesitler içeriyor. Daha sonra hayal ve kurgu devreye giriyor.
Yüzde 40 gerçek, yüzde 60 hayal diyebiliriz.
KUANTUM
FİZİĞİ VE PSİKOLOJİ
FARKLI
BİR BAKIŞ AÇISI GETİRİYOR
“Kuantum düzeyinde
zaman ve mekân yoktu. O ormanın içinden geçen yolda yürürken yine dört
yaşındaki Yağmur’du, aynı duyguları hissediyordu işte.”
Psikolojiye ve kuantum dünyasına olan ilginiz romana da yansımış. Bu
farkındalıklar hayata bakış açınızı ne kadar etkiledi?
Çok güzel bir soru.
Romanımı okuyan bir hocam “Mühendisliğin getirdiği analiz yapma gücünle
psikolojiye olan ilgini birleştirmişsin.” demişti. Kuantum fiziği nefesimi
kesiyor, çok seviyorum. Bu bakış açısı hayatımın tam merkezinde. Herhangi bir
sorunla karşılaştığımda tüm bu bilgiler devreye giriyor, çok farklı çözümler
bulabiliyorum. Özellikle sevdiklerimizin kaybına dayanamıyorum,
kabullenemiyorum ve çok zorlanıyorum ama bu duruma kuantum fiziği
ve psikolojiyle farklı bir bakış getirerek biraz olsun ferahlıyorum.
HER
ZAMAN BİR UMUT IŞIĞI VAR
Kişisel gelişim kitabı
gibi de okunabilir romanınız. Birkaç alıntı yapmak istiyorum;
Doğayı ve
insanları bu kadar sevmesine rağmen bir türlü bu dünyaya ait hissetmiyordu
kendini.
Ne olmuştu da o
derinlik kaybolmuş, kendisiyle bağı kopmuştu?
Uykudan uyanmak
kimse için kolay değil.
Bu hisler içinde olanlara
neler tavsiye edersiniz?
56 yıllık bir hayatın
süzgecinden süzülenleri, birikimlerimi psikolojik bir romanın içine
serpiştirdim. Okuyucunun hüzünlendiği yerler de var, mutlu olduğu yerler de.
Kitabımı okurken biraz olsun mutluluk verebiliyorsam ne mutlu bana.
Kendisiyle bağının
koptuğunu düşünenlere hayatlarını yavaşlatmalarını, iç dünyalarına dönmelerini,
çevrelerine verdikleri sevgiyi biraz da kendilerine vermelerini tavsiye ederim.
Başkalarının davranışlarını düşünmek yerine kendilerini anlamak için uğraşabilirler
ve en koyu karanlıklarda dahi olsalar, her zaman bir umut ışığının
olabileceğine dair inançlarını hiç kaybetmeyebilirler.
DUYGUSAL
DERİNLİĞİ ÇOK YÜKSEK BİR KİTAP
Romandan alıntılarla
devam etmek istiyorum: Hayat, problemleri çözerken mutlu olabilme sanatıdır.
Nasıl bu hâle geleceğini bilemeyenler için tek bir cümle söyleyecek olsanız
bu ne olurdu?
Hayatta problemler var ve
hep olmaya da devam edecek. Aynı zamanda güzellikler ve mutluluklar da var.
Sadece probleme odaklanmak yerine problemleri çözerken güzellikleri de
görebilmek önemli. Yıllar önce çok kötü bir trafik kazası geçirmiştim.
Ambulansla acil servise getirdiler beni. Yarı baygın vaziyetteydim. Kimseyi
göremiyordum, her taraf sisler içinde gibiydi. Beni sedyeye koyup tomografiye
götürürlerken koridor boyunca bekleyen, kazayı duyup koşup gelen dostların
sesini duydum, hatta birisi Vuslat diye seslendi bana. Gülümsemişim. “Aaaa
gülümsedi.” dediler ve çok şaşırıp sevindiler. Ölümün kıyısından döndükten kısa
bir süre sonra bile gülümseyebiliyor insan.
Kitabınızın sonunda
hikâye yarım kalıyor hissi oluşuyor. Romanın devamı gelecek mi?
Aslında kitabımın sonunu
okuyucunun hayal gücüne bıraktım. Kitabımı okuyan neredeyse herkesin ortak
fikri mutlaka 2. kitabı da yazmam gerektiği. Ama ben o gücü tekrar bulabilir
miyim bilmiyorum. Duygusal derinliği çok yüksek bir kitap olduğu için karakterlerin
yerine geçip o duyguları hissetmeden yazamıyorsunuz. Bu da büyük bir güç
istiyor. Bakalım zaman ne gösterecek?
Bu söyleşi için çok
teşekkür ediyorum ve sizin kelimelerinizle bir temennim olacak: İçinizdeki
kocaman pırıl pırıl ışık küresi hep ışıldasın.
Çok teşekkür ederim.
ÜNYE KENT GAZETESİ



2 Yorumlar
tamamdır okuyayım :)
YanıtlaSilseversin :)
Sil