Alexandre Dumas'ın eseri Üç Silahşörler’in  "Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için" sözünü hatırlarsınız. Ne güzeldir birlikten güç doğacağını ifade eden, dayanışma ile her zorluğu aşacağımıza dair umut veren bu söz. Şimdilerde; ayrışma, ötekileşme, bölme, farklılıkları kabul etmeme, nefret ve öfke ile bir diğerini suçlama almış başını gidiyor.

 

Beş parmağın beşi de birbirinden farklı ancak, parmak uçlarımızı yukarı bakacak şekilde birleştirdiğimizde ve aşağı yukarı salladığımızda “nefis, güzel” ifadesini tarif etmez miyiz? (bu anlatımı Cemal Nur Sargut hocamızda duyduğumda bayılmıştım) Farklılıkları kabul edip de onların birliğinden iyilik ve güzellik doğduğuna inandığımızda Dünyamız nasıl da güzelleşecek, bu o kadar da zor olmamalı değil mi? Bizim düşüncemizden ve yaşantımızdan farklı birilerini gördüğümüzde hemen onu kınamayı, dışlamayı, yargılamayı ve dedikodusunu yapmayı bırakıp, onu anlamayı ve saygı duymayı bilmeliyiz.

 

Sorsan herkes Müslüman, Müslüman olmak güzel ahlaklı olmak demek oysa ki. Edepli olmanın, hoşgörünün, karşındakine hürmetle, sevgi ve saygıyla davranmanın insanı insan yapan özellikler olduğunu öğrendik biz. Merhametli olup nefretten uzak durmak, kindar olmamak, öfkeli olmamak, güzel söz söylemek, gönül almak, insanlar arasında ayrımcılık yapmamak Peygamber Efendimizin örnek alınması gereken üstün ahlakı özelliklerinden sadece birkaçı. Müslümanın varmak istediği nokta Peygamberimizin ahlakı ile ahlaklanmak değil midir? Bunları hiç düşünmeden nefsimizin mahkumu olmuş gidiyoruz.

 

Size birlik ve beraberliğin önemini anlatan bir hikaye anlatacağım; Bir çiftçinin üç oğlu varmış. Bu oğulları birbirleriyle geçinemez, hep kavga ederlermiş. Babaları her ne kadar; “Birbirinizi sevin ve birbirinizle yardımlaşın!” diye nasihat etse de onlar, bu güzel öğüdü tutmazlarmış. Bir gün baba, çocuklarını çağırmış ve şöyle seslenmiş: “Bana on çubuk getirin.” Çocuklar çubukları getirmişler. Baba, bunları birbirine bağlayıp oğullarına vermiş ve “Hadi kırın” demiş. Kardeşler, çubuk demetini kırmaya çalışmışlar ama kıramamışlar. Çiftçi bu sefer demeti alıp çözmüş. Çubuklara, bu kez birer birer vermiş. Üçü de çubukları kolayca kırmış. Bu olay üzerine çiftçi, şöyle demiş: “Görüyorsunuz işte; tek olunca çabucak parçalanan çubuklar, bir araya gelince kırılamıyor. Siz de bir araya gelmez, tek durursanız, kırılırsınız. Birleşmek sizi güçlendirecektir ve dayanıklılığınızı artıracaktır. Birbirinizle anlaşıp birleşiniz. O zaman size düşmanlarınızın gücü yetmez. Siz de birçok güçlüğü bu sayede kolayca yenersiniz. Böylelikle hem gelişir, hem de mutlu yaşarsınız.”

 

Yunus Emre ne demiş “Bölüşürsek tok oluruz. Bölünürsek yok oluruz.”

BİRLİK BERABERLİK

ÜNYEKENT GAZETESİ

5 Yorumlar

  1. Güzel bir örnek hikaye olmuş 👏👏Müslümanların olması gerektiği olamamalarının tek nedeni, okumamaları, dini anneden, babadan yada başkalarından gördüğü, duyduğu gibi yaşamaya çalışmaları.. Halbuki kaynak belli :-) Kaleminize sağlık, çok güzel bir yazıydı 🙏

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel bir yazı olmuş. Çubuk örneğini çok beğendim. Yunus Emre'nin o güzel sözüyle de son noktayı koymuşsunuz. Emeğineize, yüreğinize sağlık 🧿👍👏👏😊🤚

    YanıtlaSil
  3. maalesef yaftalamayı çok severiz, yargısız infazları.

    YanıtlaSil