Şermin Yaşar'ın, bir milyon takipçisinden biri olarak ben de Oyuncu Anne olarak instagramdan takip ediyordum. Arkadaşım Yıldız önermişti, "bir bak sayfasına öyle güzel şeyler paylaşıyor ki eminim seversin" demişti. Ben de bu samimi ve duygularını güzel ifade eden kadını okumaya başladım. Sanki bir yakınımmış gibi hissettim yazılarını okudukça çok sevdim. 
Hayatta hiçbirşeyin tesadüf olmadığı gerçeği ile yüzyüze geldim. Bir toplantı için Antalya'ya gitmiş ve Ankara'ya dönüyordum. Antalya Havaalanında uçağın kalkış saatini beklerken D&R'da kitaplara bakıyordum. Döndüm ve o kısacık saçlı, güzel gözlü, ışıl ışıl bir Şermin Yaşar duruyor karşımda. Öyle şaşırdım ve "aaa Şermin sizsiniz değil mi?" diye karşımdaki kadına direk sordum. O da gülümseyerek bana baktı ve sohbet etmeye başladık. Hemen bir selfie çektik. 
O da bir imza gününden dönüyormuş Ankara'ya aynı uçaktaymışız. Yeni çıkacağı kitabından bahsetti "Dedemin Bakkalı" röportaj sözü verdi ve sözünün eri olduğunu da gösterdi. Severim böyle dürüst ve özü sözü bir insanları. 

Son kitabı Doğan Kitap'tan çıkan  "Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu"nda ölümler, ayrılıklar, kalp ağrıları yani hayatın acı gerçekleri Şermin'in akıcı ve samimi kaleminden hikayeleştirilmiş.

 @serminyasarofficialöyle içten anlatıyor ki bazı benzetmelerine bayıldım; 
  • Bakanlık, bütün 657’lilerin kabristanıydı zaten, çoğumuz devletin sigortalı ölüleriydik. 
  • Sevgi, sevdiğin ölünce azalmıyordu. Azalsa zaten adı sevgi olmazdı.
  • O gün yutamadığım, boğazıma takılan, kursağımda kalan o şeyin "hevesim" olduğu yıllar sonra anlıyorum. 
  • Aklını dolduran tek şey; nasibinin bir seni gün  bulduğuydu. Herşey insana yazılıyor diye düşündü; ama bazen ulaşmıyor. Bilmediğimiz nedenlerle dolaşıp duruyor hayatın içinde. 
  • Anlıyordum ki, fakirlik ve ucuzluk aynışey; biri insana, biri eşyaya mahsus; ikisi de sevilmiyor, ikisinde de tüm samimiyetine rağmen değersizleşiyorsun. 
  • Güvendiğiniz dağa kar yağdığında, üzülmeyin. Kıç üstü oturun ve sessizce aşağı doğru kayın. Baharı görene kadar..
Kitabın en sonunda ise  yeni kaybettiği eşi Nedim'e yazdığı içime işleyen üç değerli sayfa yer alıyor. "Geçtiğimiz Kırk Gün" başlığındaki satırlar şöyle sonlanıyor; " İçimde tek bir mum kalacaktı hani; peki ne, bu yürekteki bin dönümlük orman yangını?" 

İlk 20 günde 100 bin satış rakamına ulaştı #göçüpgidenlerkoleksiyoncusu