Çocukken oruç tutabilmek, sahura kalkabilmek için yalvarırdım anneme,
O da sahura kaldırdığında, kedi gibi gözü kapalı birşeyler yerdim,
Ertesi gün de uyurdum genelde sanırım ki, annem "orucu uykuya tutturdun" derdi,
Bu ramazan ise; Gülşen'in şarkısı gibi "yatcaz kalkcaz, yatcaz kalkcaz" olduk,
Sabah işe gitmek uykulu gözlerle biraz zor geldi,
Haftasonları uykuya tutturdum ben de orucu :))
Bu arada neler yaptım;
Akşam iş çıkışlarında Gül ile birlikte, kalabalık metroya binmenin ve oturabilmenin ince tekniklerini geliştirdik,
Metro ile işe gelir giderken,
Yine gazetenin ilavesini okudum, o bitince kitabıma geçiş yaptım,
Hatta bugün, Nil Karaibrahimgil'in facebook veya twitterda fotoğraf paylaşanlar hakkındaki yazısını gülerek okudum,
Kulağımda müzik olunca, hayat daha güzel akıyor sanki,
Arka fonda çalan müzik, hayat filmimi daha da güzelleştiriyor.

Akşam yemek hazırlamak daha bir zevkli oluyor bugünlerde,
İnternette yemek sitelerinden, yeni tarifler denemek isteğine karşı koyamıyorum,
Dün, Halley Pastası yapayım dedim, kolay ve pratik, hiç fena olmadı,
O tariflerden Kalbura Bastı denedim,
Sahura ise, Pastırmalı,kaşarlı pide,
Fazla mayalandığı için hamur, şekli biraz bozuk oldu pidenin  ama, lezzeti iyiydi,
Eski razamanlarda yemek dergileri karıştırırdım akşamüzeri, onun yerini yemek blogları aldı,
Ağzımın suyu akarak, tarifleri almak da başka bir keyif :) (Mazoist miyim neyim?)
"Under the Dome- Kubbenin Altında" izliyorum,
1. sezon 5. bölüm salı günü yayınlanacak, dizi mag'dan izliyorum,
Televizyonun yaz ekranında kayda değer birşey bulamıyorum izlenecek,
Rastlarsam Bloomberg'de Kelime Oyununa bakıyorum,
Sahur ve iftar programları bence sınıfta kaldı bu yıl,
Bana hitap edeni malesef bulamadım.