Hadi itiraf edelim kaçımız bu anın tadını çıkararak yaşıyoruz?
Şu an bir sonraki adımı planlamayla zihnimizi meşgul mü ediyoruz?
Örneğin;
Yemek yerken yemek sonrasında ne yapacağımızı planlamak,
Denizdeyken akşama ne yiyeceğimize kafa yormak,
Mehtabı seyrederken de gece hangi diziyi seyredeceğimizi düşünmek,
Çok yorucu değil mi?
O anın tadı kaçmıyor mu?
Yiğenimiz Mehmetin öğretmeni onun deers çalışırken başka şeyler düşünmesini, dikkatini derse vermemesini görünce,
'Saçsa saç ' demiş,
Sonra açıklamış, saçını eline attığında saçınla ilgilendiğinde sadece onu düşün,
Ders yaparken de dersi,
Yani : saçsa saç !!!!
Ne kadar güzel değil mi?
Planlı programlı olmak tabi ki güzel ancak, dozunda,
O anı yaşamak, tadını çıkarmak, zevk almak önemli,
Sonrayı kafaya takıp o anın büyüsünü bozmamak lazım,
Bugün denizde yaşları 60 civarında yazlık komşularım bayanlarla yüzdüm ve sohbet ettim,
Yaşımın 42 olduğunu öğrenince 'daha çok gençsin' dediler ::)))
Biz bile yaşlandığımızı kabul edemiyoruz,
Hiç göründüğüm gibi hissetmiyorum dedi biri,
Ben de kayınpederimin (Allah Rahmet Eylesin) ' Ruh hiç yaşlanmaz, beden yaşlanır' sözünü söyledim,
Hak verdiler....