Ankara Hürriyette bugün, Yaşar Beyin yazısını okurken düşündüm,
Genç Nota ve Genç Kalmak 'ta "O odadan gelecek sesi değil, sessizliği isteriz" diyor,
Ne kadar doğru bir tesbit,
Oğlum Fahir ilkokul üçte aldı ilk gitarını eline,
"Anne bana gitar alır mısınız, ben gitar çalmak istiyorum" dedi,
Anne baba olarak çok mutlu olduk,
Hemen bir klasik gitar alıp haftasonları gideceği bir müzik kursuna yazdırdık,
Haftasonları 2 saat pop gitar dersi alıyordu artık,
Evde yalvarmalarımıza rağmen pek de çalmıyordu bize,
Bir yılın sonunda kursun düzenlediği dinletide dinleme fırsatımız oldu onu,
Sahnedeki çocuğunu nemli gözlerle ve gururla izlemek tarifi zor bir tecrübeydi,
Yıllar geçti, dersler ağırlaştı, sınavlar başladı,
Buna rağmen gitarla arasına giremedi hiçbirşey,
6. sınıfta ise bizden elektro gitar istedi,
Tam da SBS denilen lise sınavlarının öncesinde,
Ebeveyn olarak hem endişelendik hem de mutlu olduk,
Ya derslerini aksatırsa, ya aklını sadece müziğe verirse diye korktuk,
Herşeye rağmen, ondaki hevesi görünce aldık istediği elektro gitarı,
Aldığımız günden bu yana 3 yıldır bilfiil çaldığı gitarını elinden hiç bırakmadı,
Her akşam gitarını bağladığı amfisinden notalar yükseliyor,
Utangaçlığı geçti, besteler yapıyor, bilgisayar programları ile bunu destekliyor,
Odasından gelen sesler benim için neşe kaynağı oluyor,
9. sınıfında olduğu "Elvankent Bilgi Anadolu Lisesi" bu yıl finale girmeye hak kazandı,
Fahir ise hayaller kuruyor,
Kendi kurduğu grupla seneye Genç Nota'ya katılmayı hayal ediyor,
Bu hayal beni de heyecanlandırıyor,
Onu o sahnede görmeyi ve onun haberini yapmayı hayal ediyorum,
Gençleşiyorum !!!