Akşam yemeğinden sonra,
"Hadi giyinin sahile çıkalım"
dediniz mi siz hiç?
Sahilde gezmek, çay bahçesinde oturmak,
Denizle içiçe yaşayan insanlara ait bir ritueldir,
Sahil hele de böyle şiirsel ve güzel dokulara sahipse,
Çocukluğumdan beri sahilde gezerken yol boyu sıralanan çekirdekçilerden çekirdek almak adettir,
Ancak biz, hiç bir zaman çekirdek kabuklarını sorumsuzca yere fırlatmadık,
Muhakkak elimizde biriktirip çöp kutusuna attık,
Şimdi bakıyorum da, güzel giyimli kızlar ve erkekler çitledikleri çekirdekleri şuursuzca yere atmakta hiç bir sakınca görmüyorlar,
Bilinçsizlik mi, aman sendecilik mi anlaşılır gibi değil,
Bu eylemin sahili kirlettiğini fark etmiyorlar bile...
Ünye sahilindeki bu güzelim evde hala oturanlar var sanırım,
Mahocum yıllar önce yağlı boya tablosunu yapmıştı sahildeki bu güzel evin,
Şimdi duvarımda asılı o tablo...
Her yıl Ünye'ye geldiğimde muhakkak fotoğraflarım...

Ramazan geldi Hoşgeldi,
Sıcaklarla geldi,
Çocukluğumda ilk oruca başladığım zamanlarda yaza gelmişti Ramazan,
İftardan sonra teraviye gidilir,
Gündüz mugabele okunurdu,
Kentlerde ramazanlar sönük geçiyor,
Veya biz işe gidenler için böyle,
Tüm gün ofiste çalışıp da ramazanın o ulvi havasına bürünmek pek de mümkün olmuyor malesef...
Tablo: mahocum
Sahura kalkmayı,
Çay demlemeyi,
Masayı hazırlayıp,
Ev halkını uyandırmayı,
Çok çok su içmeyi,
Seviyorum...
Kamikaze'ye bir TIK güzel bir yardım kampanyasına destek olmak için....