Çocukken çizgi roman okuyanlar Asteriks’i mutlaka bilir. M.Ö. 50 yılında Galya’nın Armorica eyaletinde deniz kıyısındaki küçük bir köyde geçen “Galyalı Asteriks’in Maceraları” çizgi roman serisinin başkahramanıdır Asteriks. Sezar, Galya’nın tamamını Roma İmparatorluğu’na katmış; ancak bu küçük köyü bir türlü ele geçirememiştir. Bunun sırrı, Galyalıların sahip olduğu sihirli iksirdir. “Deve gücü tazı hızı” adlı bu iksir, onlara insan üstü güç kazandırır ve Romalıları çaresiz bırakır. Asteriks, sempatik, zeki ve savaşçı nitelikleriyle Galyalıların kahramanıdır. En yakın dostu Hopdediks, küçükken sihirli iksir dolu bir kazana düştüğü için her daim güçlüdür.

Neşeli insanlar, Hopdediks gibi iksir kazanına düşmüş olabilirler mi? Neşe iksiri kazanına! Etrafındaki bunca olumsuzluğa rağmen neşesini, hayat enerjisini yüksek tutan bu insanlara karşı büyük bir saygı ve sevgi duyuyorum. Onlar hayatı çekilir kılıyor; yanlarında ruhun hafifliyor. İçten gelen o coşkuları herkesi bir anda neşelendiriyor.

Peki, iksir kazanına düşen şanslılardan değilseniz ne yapmalısınız? Pozitif psikoloji alanındaki çalışmalar, neşeli bir yaşam sürmenin bir tercih olduğunu söylüyor. Uzmanlara göre mutluluğun %50’sinin genetik faktörlerden, %10’unun dış koşullardan, ancak %40’ının ise tamamen bireysel seçimlerden oluşuyor.

Her sabah uyandığınızda güne küçük bir neşe anı eklemek —kendinize bir kahve hazırlamak, sevdiğiniz bir şarkıyı açmak, kısa bir yürüyüş yapmak — beyninizdeki dopamin salınımını tetikliyor. Bu küçük mutluluklar tekrarlandıkça alışkanlığa, alışkanlıklar ise zamanla karaktere dönüşüyor. Sürekli hüzün elbiseleri giyerseniz, beyniniz bu ruh hâline alışıyor. Oysa bilinçli bir neşe pratiği, beynin duygu repertuarını geliştiriyor.

Neşeli bir karakter geliştirmek, adeta duygusal bir kası çalıştırmak gibi. Güçlü sosyal ilişkiler kurmak, neşeyi paylaşmak, duyguları açıkça ifade etmek ve sevdiklerimizle bağ kurmak, mutluluk hormonlarının daha yoğun salgılanmasına katkı sağlıyor.

Neşeyi bilinçli bir şekilde hayatımıza davet etmek, daha sağlıklı ilişkiler ve daha dengeli bir iç dünya için elimizdeki en güçlü araç. Herkes doğuştan neşe iksirine düşmemiş olabilir; ancak uzmanların önerisine kulak vermek, daha konforlu bir hayatın kapısını aralayabilir. Neşeli olmanın bilinçli bir karar olduğu aşikâr. Anı yaşamak; iletişimimizi güçlendiren, kimliğimizi şekillendiren ve ruh sağlığımızı besleyen bir yaşam pratiğidir. Küçük alışkanlık değişimleriyle başlayan bu yolculuk, zamanla karakterini dönüştürür. Neşe; bir tutum, bir bakış açısı, nihayetinde bir yaşam biçimidir.

Dernek Bilgi Sistemi verilerine göre Türkiye'deki faal dernek sayısı 2026 yılı itibarıyla 101 bin 823'e ulaşmış durumda. Çok ilginç isimleriyle dikkat çeken derneklerden bazıları şunlar: Şair Ceketli Çocuk, Kalbi Güzel İnsanlar, Bir Mucize Lazım, Aklını Oynatanlar, Başardım Abi

Neşeli misiniz? Eğer cevabınız “evet” ise çok şanslısınız; çünkü sihirli bir gücünüz var. Adı: Neşe.

Neşeli İnsanları Koruma Derneği’ne hoş geldiniz.

 

Yararlandığım Kaynak: psychologytimes.com.t


0 Yorumlar