Hayatımda yer alan güzel anıları hatırlamak hoşuma gidiyor. Evren ile yaptığımız söyleşi de öyle anılardan biridir. Bugün karşıma çıktı bu yazı tekrar paylaşmak istedim....

Evren Soyuçok İle Canlı Youtube Blog Söyleşimiz Evren'in Kaleminden;

YouTube canlı yayınında blog sohbetlerinin 11.sini 2005’ten beri blog yazarlığı yapan ve İlk Türkçe Bloglar listesinde de yer alan Fatma Canbulat Erdem ile gerçekleştirdik. Ankara’da bir devlet kurumunda çevre mühendisi olarak çalışan iki çocuk annesi Fatma Erdem, “Mavi Anne” olarak da anılıyor çünkü bu rumuzla Temmuz 2008’den beri mavianne.blogspot.com.tr‘de yazıyor. Bu konuda da yayında şu ilginç açıklamayı yaptı: “İki oğlum olmasına rağmen blogda bebek ve annelik üzerine hiçbir zaman yazı yazmadım. Bu sebeple bir dönem keşke mavinin peşine anne kelimesini eklemeseydim diye bir pişmanlığım oldu ama mavianne rumuzunu değiştirmeyi de düşünmedim.”
Blog yazmaya başladıktan bir yıl sonra 2006’da Hürriyet Ankara’nın gönüllü muhabirleri arasına katılır ama ona göre zaten o vakte kadar bloğunda da bir anlamda muhabirlik yapmaktadır çünkü blog yazarken bir muhabir gözüyle bakmayı öğrenmiştir. Fatma Erdem’in, blog yazarlığında geride bıraktığı 12 yılın “hayal gibi” geçtiğini söylemesi de çok önemli bir ayrıntı. Çok daha fazla ayrıntının yer aldığı sohbetimizden Fatma’ya ait cümlelerinden önemli noktaları da şu şekilde sıralayacağım:
  • Yazı yazabildiğimi bilmiyordum. Blog sayesinde aslında yazabildiğimi keşfettim. Blog yazarak kendimi çok güzel ifade ettiğimi fark ettim.
  • Blog yazmayı bırakmayı hiçbir zaman düşünmedim. Blog yazmaktan çok keyif alıyorum. Blog yazmak benim için bir tutku, benim çocuğum gibi. Daha uzun yıllar yazmayı hedefliyorum.
  • Blogda, gerçekten de dijital dünyamızı inşa ediyoruz. Tanınmak ve okunuyor olmak bambaşka bir duygu. Yazdıklarımın birilerinin yüreğine değmesi beni çok mutlu ediyor.
  • Blog yazarlığı bana çok kapılar açtı.
  • Ben çevre mühendisiyim ve mühendisliği profesyonel anlamda para kazanmak için yapıyorum ama blogdan hiç para kazanmadım ama bunun manevi tatmini beni o kadar mutlu ediyor ki inanılmaz. Güzel işlere imza atmak insanı manevi anlamda çok tatmin eden bir duygu.
  • Maalesef ben bile bazen ihanet ediyorum bloğuma. Eskiden akıllı telefon ve her yerde internet yokken tatile gittiğimde bilgisayarımla geziyordum. Tatilde çektiğim fotoğrafları, gördüklerimi hikaye gibi yazıp blogda paylaşacağım diye deli oluyordum. Cep telefonu çıkalı Instagram’da fotoğrafı anında paylaşıyorsun ya o bizi sanki biraz tembelleştirdi.
  • Bloğumla ilgili profesyonel anlamda hiçbir zaman yardım almadım, hep kendi çabalarımla yaptım. İşim çok yoğun olduğu için bu terminolojiden çok uzak kaldığımı fark ettim. SEO kavramıyla ilk, Blog Yazarları Çalıştayında tanıştım; çalıştayda konuşulan konuları, SEO’yu araştırdım ama hâlâ da çözmüş değilim. Ben öylece yazıyorum, bloğumun önemli yerlerini etiketliyorum. Blog yazarken çok içten ve doğal yazdığım için, kendi hayatımdan paylaşımlar yapıyorum, SEO kurallarını düşünerek bir şey yazamayacağımı düşünüyorum.
  • Bloglarda yazı dili, imla kuralları bozuk yazılardan hoşlanmıyorum. de, da bağlaçlarının ayrılmadığı bir yazıyı okumam. de’yi da’yı ayıramıyorsan blog yazmayacaksın. Basit kompozisyon kurallarını hiçe sayan bloğu okumak içimden gelmiyor.
  • Blogda rutini devam ettirebilmek çok önemli. Blog yazarı bu uğraşı ciddiye aldıysa, kendi gibi yazabiliyorsa, bir birikimi varsa zaten yazmaya devam ediyor. Günümüzde blog yazarlığını daha ciddiye alanlar kaldı sanki.
  • 12 yıldır hiç bırakmadan yazdığım için kendimi takdir ediyorum desem kendini beğenmiş gibi algılamayın. Blog yazmak bana hiç sıkıcı bir uğraş gibi gelmedi.
  • Instagram’da sadece bir ruj fotoğrafı koyuluyor ve binlerce tıklama alıyor. Ben röportaj linki koyuyorum, çok değerli biriyle röportaj yapmışım onu kimse okumuyor ve tık sayısı yok. Bunu anlayamıyorum ve bunu nasıl aşacağımızı bilmiyorum. Bunu çözersek bblogları okutabiliriz diye düşünüyorum. Biz yayımlıyoruz, blogcular blogcuları okuyor. Çok fazla bir kişiye ulaşamıyoruz gibi geliyor bana.
  • Blogda üzüntülerimi ve okuyucuyu da üzecek şeyleri yazmam. Blog yazmaya başlarım o akar gider, cümleler kendiliğinden çıkıyor. Bende blog yazıları doğaçlama çıkıyor, içimden geldiğince yazıyorum. Tek seferde yazıyorum. Daha öncesinde hiçbir şekilde not almam ama ne yazmak istediğimi planlıyorum. Çok vaktim varsa uzun uzun yazıyorum. şöyle bir okuyorum ama düzeltip silmiyorum, kapatıpp iki sat sonra yapmıyorum. Başlayıp yazıp yayımlıyorum öyle beklemiyorum. O yazıyı yazmadan da bilgisayarın başından kalkmam.
Fatma Erdem’le sohbetimizden çıkarımlar:
  • Bir blog yazısını tamamlayan kesinlikle altındaki yorumlar. Bizim yazdığımız her yazı aslında eksik.
  • Eskiden yazım kurallarına uymayan, keyfi yazanlar daha çoktu ama artık blog yazarlığı daha düzenli bir hale gelmiş gibi görünüyor.
  • Uzun yıllardır blog yazıp sonradan bloglarını kapatanların, blog yazmayı bırakanların bunu neden yaptıkları da masaya yatırılması, araştırılması gereken bir konu.
  • Biz blog yazarları birbirimizi sürekli okuyoruz aslında. Ama tartışmamız gereken konu, bizim birbirimizi çok okumamızdan ziyade aslında internet kullanıcılarının blog okuma kültürünü edinmesi gerektiği. Gazetelerdeki köşe yazarlarının sadece birbirlerini okuduklarını ama vatandaşın gazete alıp ya da internete girip o köşe yazılarını okumadıklarını farz edelim, çok ilginç bir durum olurdu. Sanki bugün gelinen noktada da sadece blog yazarları birbirini okuyup takip ediyor ama slında o da tam değil. Asıl yapılması gereken internet kullanıcıları arasında blog takip etme kültürünün, blog okuma görgüsünün artırılması. Biz blog yazarı olmayan yeni okuyucuya nasıl ulaşabiliriz, buna çözüm yolları bulmalıyız

  • EVREN GÜNLÜĞÜ'ne BURADAN ulaşabilirsiniz

18 Yorumlar

  1. Seo olaylarını hiç anlamiyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Al benden de o kadar
      Yardım aldım blog dizaynında Gökhan Tekin Beyden
      https://bloggokhantekin.com/
      Öneririm

      Sil
  2. ilgiyle okudum... doğru tespitler...
    ah bir de öğretmen oldukları halde o -ki ve -de -da eklerini yanlış kullananlar var... okuyucularına kötü örnek oldukları için çok üzülüyorum... bu bloglar mümkünse okunmasa... okunmamaları Türkçemiz yararına...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tabi herkes yazabilir gönlünce ama yazım kurallarına da dikkat edilse ne güzel olur değil mi ama ?

      Sil
  3. Çok şaşırdım diyebilirim. Zira yukarıda blog hakkında yazılan görüşleri uzun zamandır eş ve dostla paylaşıyordum. Özellikle; blog yazıyoruz okuyan kimse yok oysa diğer sosyal mecealarda paylaşılan abuk sabuk yayınlara olan ilgiye ben de sinirleniyorum. Yani biz yazıyor biz okuyoruz. Yazdıklarımın birilerinin yüreğine değmesi beni çok mutlu ediyor sözü nasıl güzel ve doğru bir tespit. Evet yazmaktan, birşeyler üretmekten cidden keyif alıyorum. Benzer düşüncelerde olan meslektaşlarımızın olması mutlu etti beni.
    Nefis bir paylaşım, ellerinize sağlık...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum
      Beğenmenize sevindim cümlelerimi
      duygularımız aynı
      hep yazalım biz,
      Birilerinin yüreğine dokunabilirsek de ne mutlu bize .)

      Sil
  4. çok güzel bir konuya değinmişsiniz. Biz birbirimizi desteklemezsek kimse desteklemez. Bir de şu var ki dürüst yorum yazan kişilerin artması gerekiyor. Denediği her ürüne çok güzel yazan haftada 5 şampuan yazısı hazırlayan bloggerlar yüzünden güven de azalmış olabilir. Ama sizin de yazdığınız gibi bu bir hobi ve yazmak gerçekten rahatlatıyor

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Destek olmak önemli
      yorumlar çok kıymetli
      iyiki yazıyoruz değil mi?

      Sil
  5. 12 senedir devam ettiğiniz serüvenin özeti gibi olmuş adeta bu yayınınız. Ülke olarak okumayı sevmiyoruz. Kitap sevgisini aşılayacak altyapıyı oluşturacak aile, arkadaş, okul ve sosyal kurumlarımız yok. Kocaman alışveriş merkezlerinde onlarda giyim mağazaası, aksesuar satış noktaları, kozmetik zincirleri mevcut iken kitap satan mağazalar o kadar az ki. Neye ilgi duyduğumuz buradan belli. Belirli nüfusu olan yerlerde çağa ayak uydurmuş kütüphaneler, dijital kütüphaneler, okuma & çalışma mekanları oluşturulmalı. Hastane, okul gibi okuduğunu sorgulayan bireyleri yetişmesi için dingin mekanların varlığı şart. Üzerine bastığınız her noktada aynı fikirleri paylaşıyoruz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aynı fikirde olmak güzel
      okumak, araştırmak, yazıp, çizmek kadar güzel birşey daha varsa bunları paylaşmak
      beni mutlu ediyor
      Okur olarak sizleri de mutlu ediyorsa bundan iyisi can sağlığı

      Sil
  6. son madde çok önemli nasıl blog yazarı olmayan milyonlara ulaşabiliriz buna ciddi kafa yormak gerekiyor ...içten samimi hoş bir röportaj olmuş..teşekkürler...sevgiler...

    YanıtlayınSil
  7. eveet ne güzeel yaşasın blog çevremiiiz yaaa :) biz blog çevremizde iyiyiz yaaa :) seo önemli belki ama bizim blog ailemizde önemli değil bu yaa :) blog ailemiz dışına çıkıp büyük kitlelere ulaşmak isteyenler için belki önemli olabilir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. blog ailemiz önemli tabi ki,
      iyi ki de yazıyoruz
      iyi ki varsınız

      Sil
  8. Sadece yazıyorum. Seo falan teknik konular ve hiç anlamıyorum :(

    YanıtlayınSil
  9. SEO hakkında yazılarınızı devamını bekliyoruz. İyi çalışmalar.

    YanıtlayınSil