Şubat Şubat ayı boyunca her gün yazı yazacağımız bir Meydan Okuma Başlattı Ezgi 

Sekizinci Gün:

Kolaya kaçıyorum, yazıyı sen yazmak zorunda değilsin. Bırak da bizim için seçtiğin 3 alıntıyı okuyalım bugün.


"Burası, dünya aslında tam da olması gerektiği şekilde dizayn edilmiş. Biz salaklarsa sürekli değiştirmeye, temizlemeye uğraşıyoruz. Bu bi insanın sürekli bağırsaklarını temiz tutmaya taktığı için lavman yaptıra yaptıra bağırsak kanseri olmasına benziyor. Bağırsak b.k için dizayn edildi, yaşadığımız bu şeyse bizim için. Savaşmak yerine anlasak, sakinleşsek." (Fİ-Azra Kohen) 

Varlıklar çoğunluğun yargıladığı şeye dönüşebilir zamanla. Biri çevresindekilerin inancıyla deneyimlere açılıp gelişirken -ki buna başarı deriz- diğeriyse çevresindekilerin yargısıyla deneyimlere kapanır, başarısız olur.
İnanılmak iradeye güç veren bir kalkan oluştururken, yargılanmak bir hastalık gibi irademizi zayıflatır.
Yaşamın yanında olmak anlamakla başlar, anlamaksa yargılamamakla. (AEDEN-Azra Kohen)
“Merhamet de zulmün bir parçası; ne bana acıyın ne de çocuğuma. Merhamet zulmün merhemi olamaz. Meleknaz’ın gözleri söylüyordu bunları. Merhamet keskin bir kılıç; merhamet gösterenin kabzasından tuttuğu ama karşı tarafı yaralayan bir kılıç.  Her şeyini yitiren bir insanın son sığınağı insan onurudur, elinde kalan tek şey budur.” (HUZURSUZLUK-Livaneli)