Çocukken eldivenlerim, berem, çizmem hep kırmızıydı,
Çok severdim kırmızıyı,
Şimdilerde kız çocukları pembelerin her tonu ile mutlular,
O zamanlar kırmızı herşeye deli olurdum,
Hatta babam "kırmızı olsun 3 kuruş fazla olsun" derdi,
O da çok severdi demek ki,
Hatta ortaokula giderken yol üzerinde bir ayakkabıcıda,
Kırmızı, üzeri lame puanlı bir babete aşık olup,
Annemin kafasının etini yemiştim aldırana kadar :))
Bu kırmızı eldivenli fotoğrafı görünce aklıma geldi çocukluğum...

Ünye'de kar yağınca o güzelim çam ağaçları muhteşem bir görünüme bürünürlerdi,
Masal kenti olurdu Ünye,
Sahiledeki balıkçı kayıklarının üzeri karla kaplanır,
İskele sonsuza uzanan bir yol gibi görünürdü bana,
Yokuş aşağı kayardık,
Karda kayan her malzeme kızaktı bizim için,
Yokuşun sonunda yuvarlanıp kara bulanırdık,
Islak eldiven ve çoraplarla eve gelir, sımsıcacık fındık kabuğu yanan sobanın etrafına dizerdik kurusunlar diye,
Güzeldi Ünye'de karlı günler...