Fotoğraf:Google görseller
İstanbul'da olmak acaip heyecanlı birşey,
İstanbul'da hayat var, canlılık var, enerji var, kalabalık var,
Perşembe akşamı Beyoğlu nasıl kalabalıktı,
Hava da güzeldi, sanki tüm İstanbul orada,
Şaşırdım, kendimi insan seline kaptırıp,
Başım yukarıda keyfini çıkardım,
Başım neden yukarıda?
İstiklaldeki tarihi binaları incelemek için,
Herşeyi beynime kazımak için...
Geçen hafta ani bir görev emri ile İstanbul'da buldum kendimi :)
Çarşamba gecesi oradaydım Cuma döndüm,
IWES'in düzenlediği 2.Atık Teknolojileri Sempozyumu ve Sergisine katıldım,
Arkadaşım Burcu da sağolsun benimle görüşmek için taa nerelerden geldi,
Sadece perşembe akşamı beyoğlu kaçamağı yapabildim,
Onun haricinde sempozyumda ve sergideydim tüm gün,
Lale'yi anmadan edemedim, hemen aradım onu,
Sesini duymak hele de Beyoğlunda güzel geldi,
"İçimdeki İstanbul Fotoğrafları" kitabını aldım,
Hemen ilk sayfasına 2010 Kasım-Beyoğlu yazmayı ihmal etmedim,
Her daim her saat yaşayan bir şehir İstanbul,
Biz Ankaralılar sokakta yaşamayız mesela,
Yani akşamın bir saati kalabalık olduğundan emin olduğum bir sokak yok benim bildiğim,
Var mı acaba gençler biliyordur belki,
Ben bilmiyorum,
Kızılaya gitsen saat 10'da tek tük rastlarsın birilerine,
Yaz akşamları, Bahçeli 7. caddeye, Tunalı'ya çıkılır,
Sabah 9, Akşam 6 çalıştığım için, evden işe işten eve durumları yaşarım genelde,
İstanbul iyi geldi bana,
Enerji alıp geldim,
Artık buradayım :))))